Y6h9X0nm Slider – Didim Ticaret Odası https://didimto.org.tr Didim Ticaret Odası Resmi Web Sayfası Mon, 10 Nov 2025 09:18:28 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=7.0 https://didimto.org.tr/wp-content/uploads/2020/03/cropped-sosyalmedya-32x32.jpg Slider – Didim Ticaret Odası https://didimto.org.tr 32 32 Büyük Menderes Havzasının Geleceği Su Çevre ve Ürün Güvenliği Çalıştayında Konuşuldu https://didimto.org.tr/buyuk-menderes-havzasinin-gelecegi-su-cevre-ve-urun-guvenligi-calistayinda-konusuldu/ Mon, 10 Nov 2025 09:18:26 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6453 […]]]> Didim Ticaret Odası, Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Didim Ziraat Odası iş birliği ile Didim’de yapılan çalıştay, havzada söz sahibi tüm paydaşları bir araya getirdi.

Aydın Valisi Yakup Canbolat, Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş ve Süleyman Bülbül, ADÜ Rektörü Bülent Kent, Didim Kaymakamı Mesut Çoban, Belediye Başkanı Hatice Gençay, Karpuzlu Belediye Başkanı Hilmi Dönmez, kamu kurumu müdürleri, siyasi parti il ve ilçe başkanları, ticaret odaları ve borsaları ile ziraat odaları başkanları sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve üreticilerin katılımı ile yapılan çalıştay iki gün süre ile devam etti.

Çalıştayın açılış konuşmalarını ev sahibi olan Didim Ticaret Odası Başkanı Hilmi Erbaş, Ziraat Odası Başkanı Hilmi Yıldırım, Aydın Valisi Yakup Canbolat, ADÜ Rektörü Bülent Kent gerçekleştirdi.

Didim Ticaret Odası Başkanı Hilmi Erbaş katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında şunları söyledi;

“Küresel ısınma ve küresel iklim değişikliğine bağlı olarak devam eden aşırı iklim olayları ve meteorolojik afetlerin sonucunda Büyük Menderes Havzasında ve Ülkemizde üretim kayıplarının yaşanması, üreticilerimizin zora düşmesi ve arz güvenliği sorunlarının ortaya çıkmasından dolayı bu çalıştayı tertiplemeyi planladık. Özellikle Büyük Menderes Havzası son yıllarda küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklıklarla mücadele etmekte. Bu çalıştayda üç temel konuyu; birincisi su konusunu, ikincisi Büyük Menderes Havzasını etkileyen çevre konusunu, üçüncüsü de özellikle ürün güvenliğinin sürdürülebilirliği konusunu ele almayı ve bunlarla ilgili çıktıları elde etmeyi planlıyoruz.”

İklim Değişikliği Belki de Bugün Dünyada 200 Aşkın Ülkenin Bulunduğu Gezegenimizde Üzerinde Mutabık Kalınan Tek Sorun

“İzninizle çok kısa küresel ısınma ve küresel iklim değişikliğine de birkaç cümleyle değinmek istiyorum.

Kürenin ısınması ve küredeki iklim değişikliği meselesi özellikle sanayi devriminin başlaması ve ulaşımın yaygınlaşmasıyla beraber biliyorsunuz fosil yakıtların kullanılmasıyla beraber gündeme gelmiş, tartışılmış. Bunun küreyi ısıttığı, başka karbon ve metan gazları olmak üzere sera gazlarının küresel ısınmayı artırdığı, bunun da iklim değişikliklerini yol açacağı tartışılmış ancak uzunca bir süre kabul görmemiştir. 1980’li yılların sonlarında bilim adamları bu sera gazlarının salınımının bir örtü vazifesi gördüğü -sera deyimi de oradan geliyor zaten- uzun vadede küresel iklim değişikliklerini etkileyeceğini ispatlamışlar. İşte sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı ilgilendiren küresel ısınma ve küresel iklim değişikliği meselesi ilk kez 1992 yılında Brezilya’nın başkentinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesini hayata geçirmişler. Devamında 1997’de Kyoto Protokolü devamında hepimizin yakından takip ettiği Paris İklim Anlaşması hayata geçmiş. Ülkemiz de bu protokollere ve iklim değişikliği sözleşmesine taraf olmuş, parlamentolarından geçirmiş bu sözleşmeleri ve yürürlüğe sokmuş. Hakeza ülkemizde de dünyada da Küresel iklim değişikliğine ilişkin mevzuat düzenlemeleri, iklim kanunu, karbon ayak izi ve karbon salının azaltılmasına ilişkin de mevzuat düzenlemeleri yapılmış ve ikincil düzenlemeler de devam etmektedir. Bunu niçin anlatıyorum? Küresel iklim değişikliği belki de bugün dünyada 200 aşkın ülkenin bulunduğu gezegenimizde üzerinde mutabık kalınan tek sorun diyebiliriz. Bu öyle bir sorun ki tek başına herhangi bir ülkenin çözemediği, çözmesi bir imkan dahilinde olmadığı ama önümüzdeki dönemde çok daha yakıcı sonuçlarının olması muhtemel senaryolarında tartışıldığı bir sorun. İşte bu çerçevede Büyük Menderes Havzasındaki sorunlarımızı küresel iklim değişikliği ışığında değerlendirmek üzere buradayız.”

Küresel İklim Değişikliğini Kısa Vadede Değiştirme İmkânımız Yoksa O Zaman Büyük Menderes Havzasında Bu Süreci Nasıl Yöneteceğimizi Konuşmalıyız

“Küresel iklim değişikliğinin, karbon salınımının engellenmesine ilişkin ülkelerin, şirketlerin çalışmaları devam edecek. Ancak yakın bir dönemde küresel iklim değişikliğine ilişkin olumlu bir şey söylemek henüz erken. O halde küresel iklim değişikliği bir veri iken artan olağanüstü hava koşulları ve meteorolojik afetler de söz konusuyken küresel iklim değişikliğini kısa vadede değiştirme imkânımız da yoksa o zaman Büyük Menderes Havzasında bu süreci nasıl yönetmeliyiz, konuşmak için bir aradayız. Gerek üreticiler adına söylüyorum gerek sivil toplum adına söylüyorum; sürekli şikayet etmek ya da talepte bulunmak tek başına problemleri çözmüyor. Onun için bugün burada hem sorunların tespiti hem de çözüm önerileri konusunda müzakere etmek istiyoruz. “

Afeti Değil Riski Yönetmeliyiz

“Öncelikle bu Çalıştaydan murat ettiğimiz en temel iki hususun altını çizmek istiyorum. Bir tanesi bilgiyi önermeye ve politikaya dönüştürmek. Tüm kamuoyu olarak bu politikaların uygulanmasını teminen politika yapıcılara -ki politika yapıcılar aramızda- iletmek ve bunların yapımını, takibini temin etmek. Altını çizmek istediğim ikinci husus bu; Özellikle gerek meteorolojik afetler gerek doğa olayları konusunda maalesef afetleri yönetiyoruz. 6 Şubat’ta çok elim bir deprem oldu ülkemizde. Hep beraber devlet-millet bir araya gelerek enkazların kaldırılmasında, yaraların sanılmasında büyük bir mücadele verdik. Belki de dünyaya örnek bir mücadele verdik. Ancak afetler olmadan risk yönetiminde aynı başarıyı gösterdiğimizi maalesef söyleyemem. Yani ülke olarak artık afet gelmeden afete hazırlık ve riski yönetmek belki de afetten çok daha kıymetli. Deprem gelmeden kentleri doğru planlamak, doğru sahaları planlamak, sel gelmeden dere yataklarına yapılaşma izni vermemek, kuraklık gelmeden kuraklıkla ilgili tedbirleri, meteorolojik afetlerle ilgili tedbirler almak ve riski yönetmek. Riski yönetirsek sürdürülebilirliği sağlamış oluruz. Elbette ki risk yönetmek afetleri engelleyebilir mi? Hayır, engelleyemez. Ama o zaman afetlerden asgari düzeyde etkilenmiş oluruz. “

Büyük Menderes Havzasını Etkileyen Tüm Paydaşlar Burada

“Bugün başlayan ve iki gün sürecek olan çalıştayda büyük Menderes Havzasını etkileyen tüm paydaşlar; Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğümüzün uzmanları, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğümüz, Tarım ve Orman İl Müdürlüğümüz, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğümüz, ASKİ Genel Müdürlüğümüz, İncir Araştırma Enstitüsü, Pamuk Araştırma Enstitüsü, OSB’lerimiz, borsalarımız, odalarımız, ziraat odalarımız, Adnan Üniversitesinden akademisyenlerimiz ve tabii ki üreticiler, yani aşağı yukarı Büyük Menderes Havzası etkileyen bütün paydaşları bir araya getirerek buradan bir bilgi üretimi bir çıktı elde etmeyi planlıyoruz.”

Havzaya Nefes Aldıracak Projeleri Hayata Geçirinceye Kadar Buradaki Üretimi Güvence Altına Almalıyız

“Özellikle Havzamızdaki en büyük yatırımcı olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüzün bugünlerde çokça konuşulan projeleri var. Dalaman Çayının Büyük Menderes Havzasına transferi, yeni baraj yapımları, kapalı sulama kanallarının yapılması gibi konular çalışılıyor. Ama kabul etmek gerekir ki bunlar maliyeti büyük, planlanması yapılan ve inşası da zaman alan yatırımlar. Evet, bunların yapılmasına ihtiyacımız var. Ama bunlar yapılıncaya kadar o vadede ne yapacağız? İşte bugün özellikle Büyük Menderes Havzasındaki valiliklerimizden bir beklentimiz var. Valiliklerimizin bu projeler hayata geçirinceye kadar buradaki üretimi güvence altına almak, sürdürülebilir kılmak ve riskleri azaltmak adına, ziraat odalarımız, borsalarımız ve üreticilerimizle havza bazında, bölge bazında ürün planlamasına geçmesi talebimizdir. Bu yapılmadığı zaman her bahar geldiğinde elimiz böğürümüzde acaba yağmur yağacak mı yağmayacak mı su yeterli olacak mı olmayacak mı diye konuşmaya devam edeceğiz.

Burada murat ettiğimiz diğer husus özellikle havzayı kirleticiler var. Büyükşehir Belediyelerimizin su ve kanalizasyon idareleri var. İlçe belediyelerimiz var. OSB’lerimiz ve diğer kirleticiler var. Evet. Arıtma tesislerimiz eksikse onların yapılması, çalışmayanlar varsa onların yenilenmesi, Çevre Şehircilik İl Müdürlüklerimiz tarafından da bu havzada kirletici faktörlerin ciddi şekilde disipline edilmesine de bir başka açıdan ihtiyacımız var.”

Üreticilerimizin ve Üretici Örgütlerinin Dönüşmesi Gerekiyor

“Son sözü kendimize söyleyeceğim. Ben bir köylü çocuğuyum, üreticiler adına burada bir şey ifade etmek istiyorum. Ziraat odaları ve borsalar adına onlardan bir beklentimi ifade etmek istiyorum. Köylükten çiftçiliğe geçme konusunu artık konuşmamız lazım. Önümüzdeki dönemde köylükten çiftçiliğe geçemediğimiz zaman tarım sektörünün çok daha sendelediğini göreceğiz. Köylülükten çiftçiliğe geçme noktasında ölçek ekonomisinin ele alınması, ortak makine parklarının konuşulması, yüksek teknolojinin kullanılması, basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi ve tabii ki pazarlama gibi alanlarda özellikle ziraat odalarımıza, borsalarımıza ve tarım teşkilatlarımıza büyük görev düşüyor. Bu alanda devletimizin birtakım teşvikleri de var ama üreticilerimizde anlayışın değişmesi, dönüşmesine belki ziraat odalarımızın, borsalarımızın da bu anlamda değişmesine, dönüşmesine ihtiyacımız var.

Çalıştaya katıldığınız için başta Sayın Valim olmak üzere, milletvekillerimiz, kaymakamımız ve tüm katılımcılarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Çalıştayın hayırlı sonuçları doğurmasını temenni ediyor. Tekrar sizleri saygıyla selamlıyorum” dedi.

Ziraat Odası Başkanı Hilmi Yıldırım katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında, çalıştay ile su kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir kullanımı, çevre sorunlarının tarımsal üretime etkileri, ürün güvenliği ve tüketici sağlığı konularını hem akademik hem de sahadaki deneyimleri buluşturmayı amaçladıklarını ifade etti.

Çalıştay fikrinin Şubat-Mart aylarında %50 sulu %50 kuru tarım konusunun tartışıldığı dönemden başladığını söyleyerek, “Başta Vali Bey olmak üzere; milletvekillerimiz, ziraat odalarımız, Tarım Ve Orman İl Müdürlüğümüz, Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğümüz tamamıyla bu konunun içindeydiler ve biz o zaman böyle bir çalıştay yapmamız gerektiğini düşündük ve tarih olarak da özellikle hasatın sonu ve yeni ekim planlarının da yapılacağı bir dönem olmasını istedik. Ben çalıştayımızın özellikle başta emeği geçen Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Sayın Profesör Doktor Mustafa Sürmen hocama, Didim Ticaret Odası Başkanı Sayın Hilmi Erbaş ve Didim Ticaret Odası’nın tüm çalışanlarına aynı zamanda Toplantıya katılımlarından dolayı; değerli Valim, milletvekillerim, sayın rektörüm ve çok kıymetli hazıruna ayrı ayrı Didim Ziraat Odası adına teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum” dedi.

Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bülent Kent “Üniversitemiz işbirliği ile düzenlenen Büyük Menderes Havzası Su, Çevre, Ürün güvenliği Çalıştayına hepiniz hoş geldiniz” diyerek başladığı konuşmasında şunları ifade etti.

“Suyu koruyun yoksa hayatı kaybedersiniz”

Havzaya adını veren 584 km’lik Büyük Menderes Nehri Ege’nin en uzun akarsuyudur. O nehir ki yüzyıllardır toprağa bereket, insana umut, tarihe medeniyet taşımıştır. Ancak bugün bu can damarının sesi zayıflamış, nefesi daralmıştır. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre Büyük Menderes havzasında 134 yerüstü su kütlesi bulunmasına rağmen 41 su kütlesi yüksek risk altında görünmektedir. Değerli misafirler bu tablo bize şunu göstermektedir. Su yalnızca toprak için değil yaşamın kendisi için vardır. Nüfus artışı, sanayi faaliyetleri ve geniş tarım alanlarında kontrolsüz üretim havzanın yükünü ağırlaştırmıştır. Kirliliği artırmış, geleceğimizi tehdit eder hale getirmiştir. Giderek azalan sulak alanlar, kuruyan topraklar, bozulan biyoçeşitlilik. Bunların hepsi aslında bize tek bir şey anlatmaktadır. “Suyu koruyun yoksa hayatı kaybedersiniz” Bizlere düşen sorumluluk büyüktür. Bu sorumluluk sadece bilim insanlarının değil, her bir vatandaşın, her bir kurumun sorumluluğudur. Bunun için kişi başı su tüketimini azaltmaya yönelik bilinçlendirme kampanyaları hayata geçirilmeli, içme su şebekelerindeki kayıp ve izinsiz kullanımlar önlenmeli, tarımsal alanlarda doğru sulama ve gübreleme yöntemleri yaygınlaştırılmalı. Evsel, kentsel ve endüstriyel atıklara karşı etkin önlemler alınmalıdır. Unutmayalım ki su hayattır. Suyu korumak hayatı korumaktır. Bir damla su sadece toprağa değil geleceğimizi yeşertir. Bu çalıştayı yalnızca sorunları tartışmakla kalmayıp çözüm yollarına ışık tutacağına inanıyorum. Buradan çıkacak fikirler Aydın’ımız için, bölgemiz için ve ülkemiz için bir rehber olacaktır. Katkı sağlayan herkesi gönülden kutluyor. Çalıştayın Ülkemize, Bölgemize ve Üniversitemize hayırlar getirmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Aydın Valisi Sayın Yakup Canbolat katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı;

“Bugün burada hem Bölgemiz hem de Ülkemiz açısından hayatı öneme sahip olan Büyük Menderes Havzasındaki su kaynaklarının korunması, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve tarımsal üretimin güvenirliği ile verimliliğin artırılması gibi kritik konuları hep birlikte ele almak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu alanlarda ortaya konacak her türlü çalışma paydaşlarımızın katkısıyla şekillenecek; somut, uygulanabilir ve kalıcı çözümler aracılığıyla yalnızca Bölgemize değil aynı zamanda Ülkemizin genel kalkınmasına da önemli katkılar sunacaktır.

Suyun Bu Denli Kritik Hale Geldiği Bir Dönemde Mevcut Kaynakların Korunması ve Sürdürülebilir Şekilde Yönetilmesi Daha da Önem Kazanmıştır

Bu doğrultuda hepimize önemli görevler ve sorumluluklar şüphesiz düşmektedir. Tarım sektörü tatlı su kaynaklarının en yoğun kullanıldığı alanlardan biridir. Bu nedenle tarımsal faaliyetlerin verimli ve planlı yürütülmesi su yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Öte yandan birçok ülke su kaynaklarının azalmasıyla karşı karşıya kalmakta, milyonlarca insan temiz suya erişimde güçlük yaşamaktadır. Bu durum suyun stratejik bir kaynak olduğunu da açıkça göstermektedir. Suyun bu denli kritik hale geldiği bir dönemde mevcut kaynakların korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesi daha da önem kazanmıştır.

Bilimsel Verilere Dayalı Politikalar Geliştirmeli ve Altyapı Yatırımlarını da Artırmalıyız

Yeraltı sularının izlenememesi ve atık suların arıtılmadan doğaya bırakılması sadece çevreyi değil balıkçılık, tarım ve sanayi sektörlerini de olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle su yönetiminde sorumluluk bilinciyle hareket etmeli, bilimsel verilere dayalı politikalar geliştirmeli ve altyapı yatırımlarını da artırmalıyız elbette. Ayrıca bireysel ölçekte de su kullanımı alışkanlıklarımızı yeniden gözden geçirmemiz, israfı önlememiz ve suyun gerçek değerini kavramamız gerekmektedir. Bu kapsamda iklim değişikliğinin etkileri göz önünde bulundurularak Aydın ili başta olmak üzere Büyük Menderes Havzası genelinde açık kanal sistemlerinden kapalı basınçlı sulama sistemlerine geçilmesi suyun daha verimli kullanılması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sistemler suyun buharlaşma ve sızma kaybını en aza indirerek hem tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine katkı sağlamakta hem de su israfını önlemektedir. Aynı zamanda bu sistemlerin yaygınlaştırılmasıyla birlikte sulama verimliliği artmakta ve çiftçimizin emeği daha bereketli hale gelmektedir.

Az Su Tüketen Ürün Çeşitlerine Yönelmek Artık Bir Tercih Değil Bir Zorunluluk Haline Gelmiştir

Bununla birlikte iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla daha az su tüketen ürün çeşitlerine yönelmek de artık bir tercih değil bir zorunluluk haline gelmiştir. Geleneksel ürün desenimizi korurken suya daha az ihtiyaç duyan ve piyasa değeri yüksek Alternatif ürünlerin teşvik edilmesi hem su kaynaklarımızı koruyacak hem de üreticilerimizin ekonomik sürdürülebilirliğini artıracaktır. Tarım ve Orman Bakanlığımızın bu yöndeki üretim planlaması ve yeni destekleme modeli tam da bu amaç doğrultusunda önemli fırsatlar sunmaktadır.

2026 su yılı içinde 2025’e benzer yağışların devam edeceği tahmin edilmekte ve tüm paydaşlarla birlikte Eylül sonu ve Ekim başı itibariyle hazırlıklarımız, kararlarımız alınmak üzeredir.

Büyük Menderes Havzası Ege Bölgesinin en yüksek tarımsal üretim kapasitesine sahip alanlarından biri olup Ülkemiz ekonomisi açısından stratejik bir öneme sahiptir. Yaklaşık 2.6 milyon hektarlık su toplama alanına sahip bu verimli havza Aydın, Afyon, Karahisar, Denizli, Muğla ve Uşak illerimizin katkısıyla şekillenmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğu tarımsal üretim planlaması ve yeni destekleme modeli bu noktada büyük önem taşımaktadır. Bitkisel, hayvansal ve su ürünleri üretiminde tarım havzası veya işletme bazlı planlamasıyla stratejik ürünlerin en uygun yerde ve koşullarda yetiştirilmesi hedeflenmektedir. İklim değişikliğinin etkileri dikkate alınarak suyu merkeze alan bir üretim anlayışı benimsenmiş, kuru ve sulu tarım alanlarında ürün değişimi ile birlikte su tüketimi düşük olan alternatif ürünlerin doğru sulama teknikleriyle kullanımı teşvik edilerek su kaynaklarının tasarruflu ve verimli kullanımı sağlanacak, böylece daha az suyla daha fazla ürün elde edilmesi mümkün olacaktır. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 2025 su yılı verilerine göre bölgemizde yağışlarda önemli bir azalma yaşanmıştır. Bu yüzden Şubat ayında sulama sezonu planlamaları yapılmış ve kuraklık riski göz önünde bulundurularak Aydın İl Kuraklık Kriz Merkez toplanmıştır. Alınan kararlar kamuoyuyla paylaşılmıştır. 2025 yılında uygulanan kısıtlı sulama programı kapsamında her parsele en fazla iki su verilmiş ve toplamda yaklaşık 416 milyon metre³ sulama suyu kullanılmıştır. Bu önceki yıllara göre %30’luk bir azalmaya işaret etmektedir. Bu durum kuraklığın etkilerinin hala ciddi olduğunu bize göstermektedir. 2026 su yılı içinde benzer yağışların devam edeceği tahmin edilmekte ve tüm paydaşlarla birlikte Eylül sonu ve Ekim başı itibariyle hazırlıklarımız, kararlarımız alınmak üzeredir.

Sadece Üretimi Değil Çevresel Etkileri De Aynı Hassasiyetle Yönetmek Durumundayız

Aydın’da bugüne kadar içme ve sulama amacıyla 7 baraj ve 26 gölet inşa edilmiştir. Yapımı süren iki baraj ve 18 göletin de tamamlanmasıyla birlikte mevcut su depolama kapasitesi artırılacak ve bu yatırımlar kuraklıkla mücadelede ve tarımsal sulamanın sürdürülebilirliğinde önemli katkılar sağlayacaktır. Ancak elbette sadece üretimi değil çevresel etkileri de aynı hassasiyetle yönetmek durumundayız. Havzada bulunan kentsel yerleşimler, sanayi tesisleri ve düzenli depolama alanlarından kaynaklanan noktasal kirlilik ile tarımsal faaliyetlerden ve yüzeysel akıştan kaynaklanan yayılı kirlilik unsurları su kalitesi üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle tüm kirletici kaynakların belirlenmesi, izlenmesi ve kontrol altına alınması amacıyla kapsamlı analiz ve değerlendirme çalışmaları yürütmekteyiz. İlimizde kanalizasyon altyapısı bulunan yerleşim alanlarından kaynaklanan atık suların yaklaşık %80’i mevcut arıtma tesislerinde arıtılarak alıcı ortama bırakılmaktadır. Geriye kalan %20’lik kısmı için ise projelendirme çalışmaları tamamlanmış, yapım süreçleri devam etmektedir. Bizler de tüm bu çabalara destek olmak, üzerimize düşen sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmek durumundayız.

Bu vesileyle bugün burada yapılan bu çalıştayın su yönetimi, çevre koruma ve tarımsal üretim açısından çözüm odaklı bir perspektif ortaya koyacağına inanıyor, toplantımızdan hayırlı sonuçlar çıkması temenni ediyorum.

Çalıştayın Düzenlenmesinde Emeği Geçen Tüm Paydaşlara Müteşekkirim

Bu çalıştayın düzenlenmesinde emeği geçen başta Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğümüze, Didim Ticaret Odası Başkanlığımıza ve Ziraat Odası Başkanlığımıza ve tüm paydaşlarımıza buradan müteşekkir olduğumu ifade etmek isterim. Diğer katılımlarınız ve sağlayacağınız katkılar için bütün paydaşlara ve tüm katılımcılara hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor, çalıştayın İlimize, Ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Saygılar sunuyorum.

Açılış konuşmalarının ardından Çalıştayın Oturum Başkanlarına katılım belgeleri Aydın Valisi Yakup Canbolat tarafından verildi.

Ankara Üniversitesi Didim ÖRSEM Tesislerinde iki gün süren çalıştayda; Büyük Menderes Havzasında Su Kaynakları ve Yönetimi, Büyük Menderes Havzasında Tarımsal Üretim ve Ürün Güvenliği, Büyük Menderes Havzasında Ürün Bazlı Su Yönetimi ve Sürdürülebilirlik, Büyük Menderes Havzasında Çevre ve Ekosistem Güvenliği, Büyük Menderes Havzasında İklim Değişikliğinin Etkileri, Çözüm ve Politika Önerileri başlıklarında 6 farklı oturum yapıldı.

]]>
Didim’deki Kültür Varlıklarının UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine Girmesi için Oluşturulan Çalışma Grubu Hazırlıklarına Devam Ediyor https://didimto.org.tr/didimdeki-kultur-varliklarinin-unesco-dunya-kultur-mirasi-listesine-girmesi-icin-olusturulan-calisma-grubu-hazirliklarina-devam-ediyor/ Thu, 28 Aug 2025 07:35:47 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6394 […]]]> Didyma Apollon Tapınağı ve Milet Ören Yerinin Dünya Kültür Mirası Listesine girmesi için oluşturulan UNESCO Çalışma Grubu Didim Ticaret Odasında bir araya geldi.

Katılımcılar, başvuru çerçevesini belirlemek ve başvuru dosyasını hazırlamak üzere görüş ve önerilerini paylaştılar. Çalışma takvimi oluşturdular.

Hazırlık çalışmalarının kısa sürede tamamlanması akabinde akademisyenlerin ve uzmanların rehberliğinde hazırlanan başvuru dosyası kurumların işbirliği ile Kültür ve Turizm Bakanlığına ulaştırılacak.

Toplantıya; Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Erbaş, Milet Müze Müdürü ve Didyma Kazı Başkanı Baran Aydın, Didyma Kazıları Akademik Danışmanı Prof. Dr. Hüseyin Cevizoğlu, Milet Kazı Başkanı Prof. Dr. Christof Berns, Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Prof. Dr. Mine Tanaç Zeren, Uzman Arkeolog/ Müzeolog Hazel Numanoğlu Didim Ticaret Odası Meclis Üyesi Ali Hikmet Atilla Güney Ege Kalkınma Ajansı Aydın Yatırım Destek Ofisinden Uzman Armağan Aydın, Didim Belediyesinden Sanat Tarihçisi Halim Yüksel, Şehir Planlamacı Zeliha Kayarel, Arkeolog Dilan Cengiz ve Didim Ticaret Odasından Basın Halkla İlişkiler Sorumlusu Ali Kayabaşı katıldı.

]]>
Odamız Yönetimi Kaymakam Mesut Çoban’a Hayırlı Olsun Ziyaretinde Bulundu, Odanın Çalışmaları Hakkında Bilgiler Sundu https://didimto.org.tr/odamiz-yonetimi-kaymakam-mesut-cobana-hayirli-olsun-ziyaretinde-bulundu-odanin-calismalari-hakkinda-bilgiler-sundu/ Thu, 28 Aug 2025 07:28:50 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6385 […]]]> Didim Ticaret Odası Yönetimi Kaymakam Mesut Çoban’a Hayırlı Olsun Ziyaretinde Bulundu, Odanın Çalışmaları Hakkında Bilgiler Sundu

Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Erbaş, Meclis Başkanı Eda Yücel İlhan, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmet Kartal, Yönetim Kurulu Üyeleri Celal Gümüş ve Serhat Cengiz Didim Kaymakamı Mesut Çoban’ı ziyaret ederek göreve başlamasının kendisi ve İlçemiz adına hayırlı olması dileğinde bulundu.

Kaymakam Mesut Çoban Didim hakkında gözlemlerini paylaştı. Didim’in hızlı bir gelişim gösterdiğini, bu gelişimin devam edeceğini ve birçok alanda kentin bu hızlı gelişime hazırlaması gerektiğini ifade etti.

Başkan Erbaş da bu gelişimin sağlıklı olması için çok daha öngörülebilir bir planlamaya ihtiyacı olduğunu söyledi. İlçede birçok kurumun planlama yetkisi olduğunu, bu sebeple parçalı, birbirinden kopuk bir planlama olduğunu ifade etti. Didim’in 2006 yılında Turizm Gelişim Bölgesi ilan edildiğini ifade etti. Olumlu bir adım olarak birtakım kriterler, üst normlar getirildiğini hatırlattı. O dönem belirlenen turizm tahsis alanlarında bugün tamamlanan ve halen yatırımı devam eden turizm tesisleri olduğunu ifade etti.

Didim Sektörel Gelişim Stratejileri projesi hakkında bilgi veren Erbaş, turizm, tarım ve kentleşme sektörlerinde mevcut durumu inceleyen ve gelecek projeksiyonu ortaya koyan bir çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Aydın Valiliğinin himayesinde TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi ile birlikte yapılan çalışmaya kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerinin katıldığını ifade etti. Çalıştay raporunu takdim etti. Raporda önerilen strateji geliştirme kurulunun, yine rapordaki tespit ve önerileri hayat geçirmek üzere o dönem görevde olan Kaymakam Can Kazım Kuruca başkanlığında, belediyemiz, meslek odalarımız, siyasi partilerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızın da bulunduğu toplantılar yapılmaya başlandığını anlattı. Turizmle, kent kimliğiyle, planlamayla, afetlere hazırlıkla, tarım ve tarım endüstrisiyle ilgili alanlarda alt çalışma grupları oluşturulduğunu, her komisyonun kendi sorumluluğundaki alanlarda mutat toplantılar yaptıklarını, birtakım adımların küçük küçük atılmaya başlandığını ifade etti. İlçenin gelişimine engel temel sebeplerden bir tanesi olan, beraber iş birliği yapmak yerine birinin diğerini aşağı çektiği kasaba siyaseti anlayışını kırmaya yönelik bu adımların atıldığını anlattı.

Erbaş, Kaymakam Mesut Çoban’a, Mimar Muharrem Çetinel tarafından yazılan, Odanın da basımını üstlendiği “Yoran Didim’in Kayıp Köyü” kitabını, Adnan Menderes Üniversitesi ile 2024 yılında yaptıkları Didim Kültür ve Turizm Sempozyumunda sunulan bildirilerden oluşan Didim; Tarih-Kültür-Turizm kitabını takdim etti. Odanın tamamlanmış ve halen devam eden projeleri hakkında da bilgi notu sundu.

Kaymakam Mesut Çoban yeni göreve geldiği için bu ve buna benzer rapor ve kitapların kendisi için de önemli olduğunu söyledi. Bu konuların tartışılmış olması, fiilen yapılmış olması ve basılı bir esere dönüştürülmesinin kıymetli olduğunu söyleyerek teşekkür etti.

Planlamanın kentler için çok önemli olduğunu ifade eden Kaymakam Mesut Çoban, bunun bedelini ödeyen bir kentten, Hatay’dan geldiğini hatırlattı. Didim’in yeni gelişen bir kent olduğu için hiçbir şey için geç olmadığını, Didim’in gerçekten bir uygulama laboratuvarı olmaya aday bir yer olduğunu söyledi.

Kaymakam Mesut Çoban, Odanın Didim Halk Eğitim Merkezine mutfak atölyesi kazandırmak üzere Güney Ege Kalkınma Ajansının (GEKA) desteği ile hayata geçirdiği Didim Mutfak Akademisi projesinden haberdar olduğunu söyledi. Bu atölyenin Didim için ihtiyaçtan öte bir zorunluluk olduğunu ifade ederek emeği geçenlere teşekkür etti. Kendisin de çok önem verdiği bir konu olduğunu belirterek tamamlanması akabinde projenin geliştirilmesi için de adımlar atacaklarını ifade etti.

Başkan Erbaş, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteği ile GEKA ile beraber yapılan projenin ilk başta 3,2 milyon olarak bütçelendirildiğini, yaklaşık 1.6 milyonun Oda, 1.6 milyonun Bakanlığın desteği planlandığını dile getirdi. Fakat Halk Eğitim tarafından tahsis edilen alanda mutfak atölyesi yapılamayacağı anlaşıldığı için oda üyesi hayırseverlerin desteği ile binayı mutfak atölyesi olabilecek standartlarda yenilediklerini söyledi. Tamamlandığında takribi 8 milyonu aşan bir harcama gerçekleşmiş olacağı bilgisini verdi. Bu ay sonuna kadar tamamlamak istediklerini ve önümüzdeki eğitim sezonunda da eğitimlere başlanacağını ifade etti.

Başkan Erbaş Apollon Tapınağı ve Milet Ören yerinin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesine eklenmesi için yapılan çalışmaları da anlattı. Apollon Tapınağının teknoloji kullanılarak bir bütünlüğe kavuşturulması, yapının inşa edildiği tarihteki işlevi ile dijital ortamda yeniden canlandırılarak ziyaretçilerin deneyimine sunmayı amaçladıkları Apollon Tapınağı Artırılmış Gerçeklik Uygulaması hakkında da bilgiler verdi. Projeyi sunduklarında Vali Bey’in Valilik tarafından restorasyonu sürdürülen Knackfuss Evinin ikinci katını bu projeye tahsis etme sözü aldıklarını belirtti. Projeyi tamamlayıp Valiliğe teslim edeceklerini, oraya gelen misafirler de Apollon Tapınağının geçmişine ilişkin bir hikâye deneyimleme imkânı bulacaklarını belirtti.

Kültür ve Turizm Bakanına bizzat yaptıkları ziyaretlerde ve Sayın Bakanın İlçemize geldiği ziyaretlerde Turizm Master Planını dile getirdiğini söyleyen Erbaş, bu planın valilikler ve büyükşehir belediyeleri tarafından yapılabildiği bilgisini verdi. Büyükşehir Belediyesi adım atmaması halinde 2026 yılı içerisinde yereldeki paydalarla bunu gerçekleştirmek istediklerini söyledi.

Odanın Didim’in yöresel yiyecekleri Kaşopita ve Balat Baklasından yapılan Pava yemekleri için coğrafi işaret başvuruları hakkında da bilgi veren Erbaş, sürecin devam ettiğini söyledi.

Odanın 6 Şubat depremlerinden sonra gerek deprem bölgesine yardımların ulaştırılmasında gerek bölgemize gelen depremzedelerin kaldığı kampların eksiklerinin tamamlanması ve iaşeleri noktasında önemli çalışmalar yaptıklarını, bu çalışmalarda da hayırsever üyelerinin desteğini aldıklarını söyledi.

Yine depremden sonra da Aydın Jeoloji Mühendisleri Odasıyla birlikte kıymetli akademisyenlerle ve daha sonrasında Prof. Dr. Naci Görür ile konferanslar vererek deprem farkındalığı sağlamaya çalıştıklarını ifade eden Erbaş, tüm ilkokul 4. Sınıflarla her yıl tekraren yapacakları deprem bilinçlendirmesine ilişkin Naci Görür hocanın “Çocuklar için Deprem Kitabı” dağıtımı ve farkındalık eğitimi yaptıklarını söyledi. her yıl düzenli olarak yapmak istedikleri çocuklarımızı bilinçlendirme faaliyetlerinin başkaca alanları da kapsamak üzere geliştirmeyi düşündüklerini ifade etti.

Kaymakam Mesut Çoban, “Odanın gerçekleştirdiği bu önemli faaliyetler ve basılı eserler için Size ve Yönetim Kurulunuza teşekkür ediyorum” dedi. Kurumlarla olan ortak çalışmaların da kıymetli olduğunu, kendilerinin de bundan sonra bu çalışmaları geliştirebilecek ortamları hazırlamaya çalışacaklarını ifade etti.

]]>
Didim Kaymakamı Can Kazım Kuruca’ya Veda Yemeği https://didimto.org.tr/didim-kaymakami-can-kazim-kurucaya-veda-yemegi/ Thu, 28 Aug 2025 07:21:55 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6377 […]]]> Didim’de görev süresi sona eren Kaymakam Can Kazım Kuruca’nın onuruna veda yemeği düzenlendi.

Veda yemeği öncesi konuşan Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Erbaş Kaymakam Kuruca’nın görev süresi boyunca çok kıymetli çalışmalar yaptığını, ilçemize önemli katkılar sunduğunu söyledi. Bir süre daha görev yapmasını bekledikleri Kaymakam Bey’in beklenmeyen tayini sebebi ile üzgün olduklarını ifade etti. “Tam bir Devlet adamı kimliği ile her kesime eşit ve yapıcı bir yaklaşım sergileyen Sayın Kuruca’nın bundan sonra da önemli görevler alarak Ülkemize hizmet edeceğine eminiz” dedi. Erbaş Kaymakam Kuruca’ya Günün hatırası olarak bir anı plaketi takdim etti. Anı plaketinde “Görev süreniz boyunca gösterdiğiniz yapıcı ve birleştirici tutumunuz, ufuk açıcı ve yol gösterici çalışmalarınızla Didim’e sunduğunuz değerli katkılar için en içten şükranlarımızı sunarız” ifadeleri yer aldı.

Kaymakam Kuruca, Kaymakamlık vazifesi yaptığı her yerde çok kıymetli dostluklar edindiklerini söyledi. Didim’e geldiklerinde Herodot’un “en güzel gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü” ifadesinin ne kadar doğru olduğunu şahit olduklarını ifade etti. Didimlilerin burada doğup burada büyüdüğü için nasıl bir güzellik içinde olduğunun tam farkında olmadığını da gözlemlediğini söyleyen Kuruca, ilçede yaşayan herkesin hangi memleketten buraya gelmiş olursa olsun Didimliyim demesi ve yaşadığı yeri sahiplenmesi gerektiğini ifade etti. “Didim’in daha da gelişeceğine eminim” diyen Kuruca birlikte hareket ederek bunun daha hızlı ve sağlıklı olmasının mümkün olduğunu, görev süresi boyunca da bunun için gayret gösterdiğini söyledi. Didim’den giderken de önceki görev yerlerinden ayrıldıklarındaki gibi dostlarından ayrıldıkları için hüzünlü olduklarını belirten Kuruca yine görüşmeye devam edeceklerinin altını çizdi. “Didim’den herkesi yeni görev yerimize bekliyoruz, orada bir kapınız olduğunu bilmenizi istiyoruz. Biz de burada yüzlerce kapımız olduğunun farkındayız. Şimdi bir nokta değil virgül koyuyoruz. Birlikte mesai harcadık, güzel işler yaptık. Hepinize teşekkür ediyor, hakkınızı helal etmenizi istiyorum” dedi.

Didim Ziraat Odası Başkanı Hilmi Yıldırım da Kaymakam Kuruca’ya günün hatırası zeytinyağı tadım bardakları hediye etti. Hediyeyi, yapımı tamamlanmak üzere olan Çiftçi Eğitim Merkezinin açılışında takdim etmek istediğini ama tayin sebebi ile bugün vermek durumunda kaldığını söyleyen Yıldırım Kuruca’ya katkıları için teşekkür etti.

Kaymakam Kuruca’nın ailesi ile birlikte onurlandırdığı veda yemeğine; Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, kamu kurumu amirleri, oda başkanları, siyasi parti temsilcileri, muhtarlar, gazete cemiyeti başkanları ve Ticaret Odası Yönetimi katıldı.

]]>
Didim Ticaret Odası Aydın İli Oda Borsaları Güç Birliği Toplantısına Ev Sahipliği Yaptı https://didimto.org.tr/didim-ticaret-odasi-aydin-ili-oda-borsalari-guc-birligi-toplantisina-ev-sahipligi-yapti/ Fri, 13 Jun 2025 14:26:39 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6341 […]]]>
Didim Ticaret Odası ev sahipliğinde, Aytaç Nurullah Kocabıyık Kültür Merkezinde gerçekleşen toplantıya Aydın İlindeki 9 Oda Borsa’nın Yönetim Kurulu Başkanları, Meclis Başkanları, Yönetim ve Meclis Üyelerinin katıldı.
Ortak akıl, kurumsal iş birliği ve bölgesel sorunlara çözüm üretme noktasında önemli bir zemin oluşturan toplantıda Aydın’ın ekonomik ekonomisinin gelişimine katkı sağlayacak başlıkları ele alındı. Oda üyelerinin karşılaştığı sorunlar, beklentiler ve çözüm önerileri görüşüldü.
Açılış Konuşmasını yapan Didim Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Erbaş katılımcıları selamlayarak başladığı konuşmasında şunları söyledi; “6 ayda bir gerçekleştirilen toplantıya ev sahibi olmaktan onur duyduk, geldiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Ekonomik olarak ciddi sıkıntılar ve ciddi bir hayat pahalılığı söz konusu. Ticaret erbabı finansmana erişimde zorluklar yaşıyor. Çalışanlar hayat pahalılığı ve ücret yetersizliğinden dolayı sıkıntı yaşıyorlar. Hukuktan adalete, adaletten ekonominin bütün alanlarına kadar ciddi sorunlarla karşı karşıyayız. Bizim konumuz siyaset değil ama bizim konumuz Ülke ve ekonomi. Turizmde de Didim olarak ciddi sorunlar yaşıyoruz. Türkiye’nin turizmde pahalı olduğu algısı maalesef oluştu.
Aydın oda ve borsaları olarak samimi bir iş birliği içerisindeyiz. Başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Aydın için fiilden kuvveye geçerek sonuç alıcı işler yapmaya ihtiyacımız var. Odalarımızdan çok kıymetli önerileri ile belirlediğimiz gündemi konuşacağız” dedi.
Tek tek söz alan; TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ülken, Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, Aydın Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Maraş, Nazilli Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Aslan, Kuşadası Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Akdoğan Nazilli Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Kırlıoğlu, Söke Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Sakalar, Söke Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nejat Sağel, gündeme aldıkları başlıklarda talep ve önerilerini dile getirdiler.
Toplantının kapanış konuşmasını yapan TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Ülken TOBB’un çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Ev sahipliğinden dolayı Başkan Erbaş, yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile Oda çalışanlarına teşekkür etti.
]]>
Başkanımız Hilmi Erbaş TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu Ziyaret Etti https://didimto.org.tr/baskanimiz-hilmi-erbas-tobb-baskani-rifat-hisarciklioglunu-ziyaret-etti/ Fri, 28 Mar 2025 10:14:14 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6200 […]]]> Yönetim Kurulu Başkanımız Hilmi Erbaş Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nu ziyaret ederek Didim Ticaret Odasının çalışmaları ve önümüzdeki dönemde yapacağı projeleri hakkında bilgiler verdi.

Başkan Erbaş; “İlçemiz ve üyelerimiz için yaptığımız çalışmalar Birliğimizin liderliği ve desteğiyle güç kazanacaktır” dedi.

]]>
Didim Sektörel Gelişim Stratejileri Sonuç Raporu Yayınlandı https://didimto.org.tr/didim-sektorel-gelisim-stratejileri-sonuc-raporu-yayinlandi/ Fri, 07 Mar 2025 09:00:28 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6169 […]]]> Sizlere Didim ilçesinin stratejik yönetimi ve kalkınma sürecine odaklanan bu raporu sunmaktan kıvanç duyuyoruz.

Didim, sahip olduğu tarihi, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle ön plana çıkan bir ilçe olmasının yanı sıra, potansiyelini daha etkili bir şekilde değerlendirebilmek adına stratejik bir yaklaşımın gerekliliğini de hissetmektedir.

Aydın Valiliğimizin himayelerinde TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinden akademisyenlerin hazırladığı bu rapor, Didim’in turizm, tarım, kentleşme ve eğitim sektörlerindeki mevcut durumunu ve gelecekteki stratejik hedeflerini anlamak amacıyla detaylı bir analize dayanmaktadır. İlçenin geçmiş yıllarına ait sonuçlarını değerlendiren bu çalışma, ortaya çıkan temel kavramları, strateji önerilerini ve sektörel stratejileri içermektedir.

Bu Raporda Neler Bulacaksınız?

Detaylı Analiz ve Değerlendirmeler: Didim’in tarım, turizm, kentleşme ve eğitim sektörlerindeki geçmiş yıllara ait sonuçlarına dair detaylı analizler ve değerlendirmeler.

Strateji Temaları ve Öneriler: İlçenin her sektöründe belirlenen temel strateji temaları ve öneriler. Bu kılavuz, her sektörde atılım, gelişim, korunum ve kaçınım stratejilerine odaklanmaktadır.

Sektörel Strateji Önerileri: Tarım, turizm, kentleşme ve eğitim sektörlerine özgü strateji önerileri ve çeşitli sektörel kavramların detaylı açıklamaları.

Bu rapor, Didim ilçesinin stratejik yönetimini ele alarak, sürdürülebilir bir kalkınma modeline ulaşma yolunda önemli adımlar atmaya yönelik bir rehber sunmaktadır. Her sektörde belirlenen hedeflere ulaşabilmek için stratejik önerilerin etkili bir şekilde uygulanması, Didim’in potansiyelini en üst düzeye çıkarmak adına kritik bir öneme sahiptir.

Bu kılavuzun, Didim ilçesinin yönetim ve gelişim sürecine katkı sağlaması ve ilçenin potansiyelini en üst düzeye çıkarması umuduyla saygılarımızı sunarız.

Rapora ulaşmak için Didim Sektörel Gelişim Stratejileri Sonuç Raporu 

]]>
Gençay ve Oda Başkanlarından Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Çerçioğlu’na Ziyaret https://didimto.org.tr/gencay-ve-oda-baskanlarindan-aydin-buyuksehir-belediye-baskani-cerciogluna-ziyaret/ Tue, 04 Mar 2025 13:08:13 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6156 […]]]>
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Odamız Yönetim Kurulu Başkanı Hilmi Erbaş, Didim Ziraat Odası Başkanı Hilmi Yıldırım, Didim Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Barış Şam, Didim Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şerif Erul ile Didim Kent Konseyi Başkanı Osman Ayyıldız nezaket ziyaretinde bulundu.
Ziyarette Gençay ile oda başkanları, Çerçioğlu’na Aydın’da ve Didim’de gerçekleştirdiği çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Oda başkanları, oda üyelerinin ve Didimli esnafların gündemleri ile Didim kentinin gelişmesi için Büyükşehir Belediyesi tarafından kente kazandırılacak çalışmalar hakkında Çerçioğlu ile görüş alışverişinde bulundular. Çerçioğlu ise Gençay, Erbaş, Yıldırım, Şam, Erul ve Ayyıldız’a nazik ziyaretleri için teşekkür etti.
Başkanımız Hilmi Erbaş, Çerçioğlu’na Odanın basımını üstlendiği Didim Tarih – Kültür – Turizm ve Yoran; Didim’in Kayıp Köyü kitapları, Didim Sektörel Gelişim Stratejileri Raporu ile yöresel ürünlerin bulunduğu hediyeler takdim etti.
]]>
Başkanımız Erbaş ve GEKA Genel Sekreteri Gülyağı Didim Mutfak Akademisi Proje Sözleşmesini İmzaladı https://didimto.org.tr/baskanimiz-erbas-ve-geka-genel-sekreteri-gulyagi-didim-mutfak-akademisi-proje-sozlesmesini-imzaladi/ Tue, 04 Mar 2025 13:02:03 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6145 […]]]>
Yönetim Kurulu Başkanımız Hilmi Erbaş ve Güney Ege Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Ümit Gülyağı GEKA Aydın Yatırım Destek Ofisinde bir araya geldi.
Erbaş ve Gülyağı 2024 Yılı Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı kapsamında GEKA tarafından desteklenen “Didim Mutfak Akademisi” projesinin sözleşmesini imzaladı.
Proje kapsamında Didim Halk Eğitim Merkezi bünyesinde kurulacak mutfak atölyesi-akademisinde temel aşçılık seviyesi ve pastacılık kurs sertifika programları uygulanacak.
3 milyon 178 bin TL’lik toplam bütçenin 1 milyon 589 bin TL’si Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 1 milyon 589 bin TL’si de Didim Ticaret Odası tarafından karşılanacak.
Programları başarıyla tamamlayan kursiyerlerin turizm sektöründe faaliyet gösteren otel ve restoranlarda işe yerleştirilmesiyle hem sektörün kalifiye personel ihtiyacı karşılanacak, hem de genç işsiz ve kadınların istihdamı sağlanacak.
Projede Aydın İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Didim Kaymakamlığı proje ortağı, Adnan Menderes Üniversitesi Didim Meslek Yüksekokulu, Didim Mesleki Eğitim Merkezi, Didim Turizm Derneği iştirakçi olarak yer alıyor.
Başkanımız Hilmi Erbaş Gülyağı’na, Didim Tarih – Kültür – Turizm ve Yoran Didim’in Kayıp Köyü kitaplarının da bulunduğu hediyeler takdim etti.
]]>
Turizm’de Kadın Eli Eğitimlerinin İlk Oturumu Tamamlandı https://didimto.org.tr/turizmde-kadin-eli-egitimlerinin-ilk-oturumu-tamamlandi/ Tue, 18 Feb 2025 12:06:37 +0000 https://didimto.org.tr/?p=6117 […]]]> Didim Ticaret Odası Kadın Girişimciler Kurulu ve Adnan Menderes Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi iş birliği ile turizm sektöründe çalışan veya çalışmayı planlayan kadınlara özel Turizmde Kadın Eli eğitimlerinin ilk oturumu 15 – 16 Şubat tarihlerinde yapıldı.

Didim Ticaret Odası Toplantı Salonunda yapılan eğitimlerde Dr. Öğr. Üyesi Ferhat Şirinyıldız Kadına Yönelik Fırsat Eşitliği, Cinsel Ayrımcılık, Mobbing ve Hukuki Yaklaşımlar, Öğr. Gör. Mehmet Atik, Zarafet ve Protokol Kuralları, Dr. Öğr. Üyesi Salim Kaya ise Zor Zamanlarda Motivasyon, İş Kadını ve Hayat Ağacı, Soft Beceriler İstihdam Edilebilirlik Becerileri başlıklarında eğitim gerçekleştirdi.

Eğitimciler Didim Ticaret Adına hediyelerini Kadın Girişimciler Kurulu Üyeleri Filiz Özer, Roza Önal ile eğitimlere katılan Didim Derneği Başkanı Filiz Hekimoğlu takdim etti.

TOBB Kadın girişimciler Kurulu tarafından başlatılan Kadın Eli Projesi kapsamında kariyer odaklı, sertifikalı, ücretsiz eğitimler Turizm sektöründe çalışan veya kariyer hedefleyen kadınların üst düzey yönetici pozisyonlarına aday olmaları için ihtiyaç duyulan niteliklerle ilgili farkındalığı artırmak, donanımlı, sektöre değer katan kadın varlığının daha görünür olmasını sağlamak amacıyla yapılıyor.

Eğitimler planlanan başka başlıklarda devam edecek.

      

]]>